Ana sayfa İlahiyat Risale-i Nur Bediüzzaman’ın vârisleri

Bediüzzaman’ın vârisleri

1
0

 

Mü’min Cennete girinceye kadar hayra doymaz.

Hadis-i şerif

– 12 –

Nur talebesinin birinci özelliği, “Bana mensup herşeye malları gibi tesahup ediyorlar [sahip çıkıyorlar]. Bir Söz yazılsa, ken­dileri yazmış ve telif etmiş gibi zevk alıyorlar, Allah’a şükrediyorlar” şeklinde özetlenmiştir. Bu satırlar, nazarı gelecek kuşaklarda olan bir kalemden dökülen satırlardır. Risalelerin yeni telif edilmeye başladığı, Risale-i Nur Külliyatı şeklindeki bir muhteşem eserin henüz tamamlanmadığı bir zamanda, yani, işin başında iken, Bediüzzaman, yakın gelecekte ortaya çıkacak bir eserin ve hizmetin sahipliğinden kendisini çekerek talebelerine yönelmekte ve onlara, “Bu eserlerin ve hizmetin sahipleri siz ve sizin gibilerdir” mesajını vermektedir. Üstelik bu mesaj, “kendi malı gibi sahip çıkmak, kendisi yazmış gibi zevk almak” tarzındaki tanımlarla, oldukça vurgulu bir şekilde ifade edilmiştir.

Bediüzzaman’ın talebelerine yönelik bu kabil telkinlerinde, bir tevazu belirtisinden daha ötede şeyler de vardır ve bizce bu telkinlerin asıl dikkate alınması ve üzerinde uzun uzun durulması gereken yönü de budur. Risale-i Nur Müellifi, bu ve benzeri mektuplarında, talebelerini bir terbiye altına almakta, bir eğitime tâbi tutarak onları ağır ve şümullü bir hizmetin sahipliğine hazırlamaktadır. Onun kendi şahsını geriye çeken satırlarında, “Artık bu iş bizden geçti” şeklinde, zahmet ve sorumluluğu kendi üzerinden atan bir anlayış değil, bir gençlik heyecanı içinde hizmetten hizmete koşarken, peşine takılanları da kendisine ayak uyduracak bir seviyeye yükseltme çabası hakimdir.

IMG_4099-a

Bu anlayış içinde, Bediüzzaman bazan talebeleriyle beraber Risalelerin önünde diz çöker, bazan onlarla istişare eder, sık sık da onlara iman hizmetinin usullerini ders veren mektuplar gönderir. Nitekim bu mektuplar, Risale-i Nur hizmetinin önemli bir kaynağı olarak, daha sonra “Lâhikalar” ünvanı ile toplanmış ve kitap haline getirilmiştir. İşte, “Vazifem bitmiş midir? Artık ben çekilip de hizmeti bütünüyle size ve emsalinize bırakabilir miyim?” anlamında bir soru yönelterek kendisine danışan Bediüzzaman’a, “Nurun birinci talebesi” Hulûsi Beyin verdiği cevap, istişare konusunda önemli bir ders teşkil edecek niteliktedir ve Bediüzzaman’ın, talebelerini nasıl yetiştirdiği konusunda fikir vermektedir.

Hulûsi Bey, bu soru karşısındaki düşüncelerini altı madde halinde delillendirir. “Delillendirme” üzerinde özellikle durmak gerektiği düşüncesindeyiz; çünkü aşağıdaki satırlar soyut olarak bir kanaat belirtmekten çok farklı bir nitelik taşımakta ve gerek istişare âdâbı, gerekse Risale-i Nur hizmetinin esasları açısından önemli bir gösterge teşkil etmektedir:

Vazifenizin bitmediğine dair düşünebildiğim burhanlar:

Evvelâ: Bid’atların çoğaldığı bir zamanda ulemânın sükût etmemeleri lâzım geldi­ğine dair beyan buyurulan hadisteki emir ve zecir.

Saniyen: Peygamberimizin ittibâına mükellef olduğunuzdan, onlar gibi müddet-i haya­tınızca vazifeye devam mecburiyeti olduğu.

Salisen: Madem bu hizmet münhasıran reyinizle değil, istihdam olunuyorsunuz; nasıl Mübelliğ-i Kur’ân, Fahr-i Cihan, Habib-i Yezdân Sallâllahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri birgün “Bugün sizin dininizi tamamladım” ferman-ı celîlini tebliğ buyurmakla aynı zamanda vazife-i risaletinin hitâmına remzen işaret eylemişti. Muhterem Üstadın da hizmeti kâfi görülürse, bildirilir kanaatindeyim.

Rabian: Sözler hakkında bugüne kadar sükût edilmesi ve tenkide cür’et edil­me­mesi, ilâ nihâye bu halin devam edeceğine delil olamaz. Hal-i hayatınızda muhtemel hücumlara evvelen ve bizzat zat-ı fâzılaneleri cevap vereceksiniz.

Hamisen: Dünyayı unutmak isteseniz, başka hiçbir sebep olmasa dahi, yalnız bu müba­rek Sözler’le rabıta peydâ eden insanların rica edecekleri izahatı vermek isteye­cek ve cevapsız bırakmayacaksınız.

Sadisen: Allah için sizi sevenlere ve sizden istizahta bulunanlara yazdığınız pek kıymetli yazılarla meclis-i ilminizde takrir buyurduğunuz mütenevvi ve Sözler’e bile geçmeyen mesâil kat’iyetle gösteriyorlar ki, ihtiyaç da, hizmet de bitmemiştir.[1]

 

[Devam edecek]

 

[1] A.g.e., 1415.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı yazın